Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Tarih ve Medeniyet Kulübü ve Siyer Yayınları tarafından düzenlenen panel Fakültemiz konferans salonunda yapıldı. Panel, Öğretim Görevlimiz Mehmet Haşim Aksu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Panelin açış konuşmasını yapan Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Celil Abuzar geçmişimizi öğrenmenin geleceğimize güvenle bakmamızı sağlayacağını ifade etti. Abuzar, Fakülte olarak bu tür programlara önem verdiklerini, amaçlarının öğrencileri her alanda donanımlı olarak yetiştirmek olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Mehmet Şeker panel editörü olarak İslam Tarih ve Medeniyetinde ilmi araştırmaların önemine vurgu yaparak sözü ilk olarak Prof. Dr. Rıza Savaş hocaya verdi.Prof. Dr. Rıza Savaş konuşmasında şunları dile getirdi.
- İlahiyat fakülteleri “en iyi ben bilirim” anlayışından kurtularak Hz. Peygamber devrini ortak bir anlayışla araştırma yoluna gitmelidir.
- 610-632 yılları arasındaki süreç sirette birinci kaynak olması hasebiyle ayet esas alınarak ayet ayet, yıl yıl kronolojik olarak incelenmelidir.
- Dini ve Peygamber’i doğru anlamada kaynakların seçimi birinci dereceden önemlidir. Muhammed Hamidullah bu konuda doğru kaynaklardan olup güncel yazarlardan da Adnan Demircan, Âdem Apak ve Şaban Öz değerlendirilebilir.
 - Mekke dönemi 4 safhaya ayrılır.
           1) Nübüvvetin ilk 3 yılı: uyarı ve duyuru
            2) Sonraki 3 yılı: ciddi muhalefet dönemi
            3) Üçüncü 3 yıl: Sosyal boykot
            4) Son 3 yıl: Bir yurt arama ve Akabe yılları
- Medine dönemi ise Hz. Peygamberin 6 grubu (Beni Kurayza, Beni Kaynuka, Beni nadir, Evs, Hazreç, Muhacir) bir arada tutma gayreti vardı ve bu bağlamda Medine sözleşmesiyle başlayan bir programı söz konusuydu. Önceliği iç barışa veren Hz. Peygamber dış barış için de çeşitli anlaşmalar tesis etti. Bunula birlikte askeri harekatlarda da bulunmuş hatta Bedir’den önce 8 askeri harekat emri vermiştir.
- Sahabe toplumu kendi eliyle iktidarı başka bir kabileye teslim edecek kadar erdem sahibi bir toplumdu. Raşid halifeler döneminde çatışmaların olmaması buna delildir.
Prof. Dr. Adnan Demircan şu konuları anlattı:
  • Emeviler ve Abbasiler, İslam tarihinde çatışma sürecinin olduğu bir dönemdir. Muaviye, kabile geçmişini kullanarak sosyolojik konumundan dolayı iktidarı istedi ve verdiği büyük bir mücadelesini kazandı. Tabiidir ki bu kazancını kendi çocuğundan başkasına vermek istemezdi ve öyle de oldu.
  • Emevilerin en önemli özelliği fütuhattır. Çok büyük bir coğrafyaya bir dönem hâkim olmuşlardır ki bu büyük bir başarıdır. Ancak kabilecilik anlayışı daha da uzun hüküm sürmelerine engel oldu. 14 halife, 2 hanedan bu devleti yönetmişlerdir.
  • Abbasiler adalet, eşitlik, özgürlük sloganıyla iktidara gelmesine rağmen Emevilerden olan insanlar için herhangi bir yargılama yapmadan hüküm verilmiştir. 1258’de Moğollarla birlikte Halife Mısır’a kaçtı ve1517’de Osmanlı devletine geçmiştir.
 
Prof. Dr. Murat Akgündüz ise şu konulara değindi.
  • Osmanlı’da İslam Medeniyetinin temelinde medreseler bulunmaktaydı ve bu sistem 12 derecelidir. Osmanlının daha ilk dönemlerinde bilim tarihinde temel taşını oluşturan medreseler, 16. Asrın sonlarına doğru teknolojik açıdan büyük ilerlemeler kaydetti.
  • Fatih’in Sahn-ı Seman medreseleri bilime yeni ve orijinal katkılarda bulunmuştur. Astronomi, aritmetik, matematik, coğrafya alanlarında 43 temel eser yazıldı. İlk Dünya haritası sahibi Piri Reis, Seydi Ali reis Osmanlı donanmasında görevliydiler.
  • Medreselerin ilk amacı bilgili mü’min yetiştirmektir.
  • Halil İnalcık, Osmanlının bilim tarihine 2 önemli katkısı olduğunu ifade eder. Bunlar bilimsel eserler yazıp bunları kütüphanelerde muhafaza etmektir.
  • Osmanlı dönemi bilim; özetleme, yeniden düzenleme ve taklit düzeyindedir.
  • Bilgiyi örgütlemiş, çoğaltmış, muhafaza etmiştir.
 
Yoğun bir akademisyen ve öğrenci topluluğunun katıldığı panel fotoğraf çekimiyle son buldu.







BOLOGNA

 

YENİ ÇIKANLAR